Karanlık

Kalemle tutuşturulmuş saçlar açılıp dökülürken

Kanarya dalları kopar gecenin ismine

Asfaltlara yayılmış kıvılcımlar gibi dudaklarımdan.

Uçurumlar gülümserken uçurumlara

Her şey kabullenişle başlar.

Şehrin sınırları, kendi çizdiği,

Bitiremediğim cümleler,

Beni yad edecek kelimeler, harfler,

Arasında boğulduğum.

Anlaşılmazlığı korku gibi çektiğimde,

Meşe kabukları çatlarken pul derilerinden,

Öğrendim, nasıl biçimlendirilir karanlık,

Yenilgiler serpiştirilmiş denizde.

Kelebeklerin kanatlarından yayılıyor korku

Gök çalmış tüm maviliği,

Oysa dişlilerin, metallerin cürmünden

Doğdum, geldim, sordum, diliniz ne?

Çıkıyorum basamakları çaresizliğimden.

Hem kim… Konuşmadım, susmadım,

Ağaçlar ellerini açmış yıldırımlara;

Hiç sormadım.

Gözyaşlarıyla yanan sigaralar eğreti durur elimde hep

Ağlamam bu yüzden

Bu yüzden açılmaz gözleri baykuşların

Gökyüzü düşüşleri sadece, bitmek bilmeyen.

Boğduğum sesleri besliyorum şimdi

Karları örtüyorum küllerimle

Siliyorum sadeliğin yoksunluğunu

Aldırmıyorum tozu toprağı

Çarpan çakılları uğultuları

Her şey geçip giderken

Şehir gözlerini devirmiş susuyor

Olmayacak

Olmayacak şey

Hiçbir şey olmayacak

Gri yapraklar yeşerecek dudaklarımdan.

2018

Bir Cevap Yazın

Muhammet Aldemir sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin